2012 burc yorumları

2012 ikizler burcu yorumu
Sayın ikizler burcu 2012 yılı süresince, çevrenizle olan bağlarınızda özelikle meslek hayatınızda uyumlu, dengeli ve sakin kalmanızı engelleyici bir etki yaratabilir. Yüksek seviyede ki özgürlük isteğinizle, rutin bir iş hayatının size uygun olması zorlaşabilir. Serbest çalışmak ve kimsenin hakimiyetinde emir almak istemezsiniz. İsyankar mizacınız ile aynı doğrultuda olmayı arzu etmediğiniz için, çatışma içinde olabilirsiniz. Hayal gücünüz ve sezgilerinizi kullanarak yaratıcılık konularında mükemmel işler başarma olasılığınız bir hayli yüksek. Mesleğinizle ilgili ani değişimler oluşabilir. Varolduğunuz bir meslek dalını bırakarak birdenbire başka bir alanda çalışabilirsiniz. Elektronik, bilgisayar, çeşitli buluşlar, metafizik veya mekanik ile alakalı işler sizi cezbede bilir, yada böyle bir iş sektöründeyseniz başarılı çalışmalar yapabilirsiniz.
İkili ilişkiler anlamında rahat bir yıl geçirebilirsiniz. Sevdiğinizle olan ilişkinizde gelişmeler olabilir. Ufak tefek tartışmalar yaşamanız olası olabilir. Fakat anlayışlı tavırlarınızla sorunların büyümesine izin vermeden konuyu tatlıya bağlayabilirsiniz. Hayati kararlar almaya eğilimli olabilirsiniz. İlişkinizde sıkılıyorsanız, mevcut ilişkinizi noktalamak veya ilişkinizden memnunsanız evlilik kararı vermek gibi kesin yargılar içinde olma olasılığınız yüksek görünüyor. Yalnız ikizler burçları sene içinde size hitap eden ve beyinsel temas kuracağınız biri ile tanışabilirsiniz. Bu tanışma öncesinde kısa süreli ilişkileriniz olabilir.
Yine bu senenin tümünde, mistizm ve ruhsallık konularına ilgi duymanızı sağlamaya devam ediyor. Dinsel konulara olan yoğunluğunuzda mantığınızı devre dışı bırakarak çok aşırı hassasiyet gösterebilirsiniz. Ruhsal aydınlanmalara karşı büyük bir sempati duymaya devam edersiniz. Dini deneyimler yaşamak uğruna sahip olduğunuz değerleri bir kenara bırakabilirsiniz. Bir anda dinle ilgili radikal bir karar alabilir ve bulunduğunuz durumun tersi bir karar verebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken konu, yanlış insanlar tarafından yönlendirilerek olmayacak bazı oluşumların içine girmenizdir. Bu kişiler nedeniyle kanabilir ve çok yanlış durumlar içine kendinizi bulabilirsiniz. Ve sonra da, hiç doğru bilginiz olmadığı halde, çevrenizdeki insanlara dinle ilgili farklı bilgiler verebilirsiniz. Bu etkiler kişilerin doğum haritalarındaki oluşumlara göre değişebilir.
Bu yıl ayrıca önemli bir hayalinize ulaşmak isteği var aklınızda. Kimisine göre taşınma, mekan değişimi getirecek bir hayal, kimisine göre bir yeteneğini hayata geçirme hayali, kiminiz de bir ilişki, evlilik hayali içindesiniz. Önemli bir hayal bu. Bunun için bireysel mücadele gerekiyor azim istiyor, yani havadan elde edilecek bir şey değil. Hayalinize muhalif durumlar var veya bazı aşılamayan engeller var. Aslında bu bahsettiğim hayal geçen sene başlarından beri çok istediğiniz bir şey. Kiminiz kesin ulaştınız hayalinize ama ulaşmayan İkizler ne yapacak? Onlar yeni baştan planlarını tazeleyip sonbaharda ulaşma fırsatı elde edecek gibi görünüyor. kaynak : 2012 burc yorumları 

The Hobbit Filmi

The Hobbit Filmi tanıtımı The Hobbit Filmi anlatımı The Hobbit Filmi

The Hobbit John Ronald Reuel Tolkien’in, Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin öncül kitabı olarak da görülen, Hobbit kitabı Guillermo del Toro tarafından sinemaya uyarlanıyor. Çekimlerine 2009 yılı itibariyle başlandı. 2011 ve 2012 Aralık aylarında vizyona girmesi bekleniyor. Filmin oyuncu kadrosunda, Ian McKellen (Gandalf) ve Andy Serkis (Gollum) şimdilik kesinleşen isimler.

1976 yılında The Hobbit’in haklarını satın alan yapımcı Saul Zaentz, United Artist ile bu kitaptan uyarlanacak bir film için anlaşma sağladı. Zaentz filmin yapımını üstlenecek, United Artist de belli bir miktar para karşılığında filmin dağıtımını yapacaktı. Bu plan gerçekleşemediyse de anlaşma kaldı. Bu sebepten dolayı New Line, Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin haklarını satın aldığında, prequelin MGM-UA tarafından dağıtılması gerekiyordu. New Line Cinema, The Hobbit’i yapabilirdi ancak dağıtımını yapamazdı. İşler karışmadan önce, MGM-UA şirketinden Rick Sands, The Hobbit’in iki filme dönüştürüleceğini ilan etmişti. J.R.R. Tolkien’in notlarından üretilmiş ikinci prequlede Aragorn ve Saruman gibi karakterler de kullanılacaktı.

Peter Jackson, Yüzüklerin Efendisi’i çekerken New Line ile bazı sorunlar yaşadı. Jackson, Yüzüklerin Efendisi: İki Kule’nin kurgusu için stüdyo ile anlaşmazlığa düştü. 2005 yılının Şubat ayında Jackson’ın şirketi Wingnul Films, New Line’a dava açarak Yüzük Kardeşliği’ne ait ilk 18 ayki hesapların kontrol edilmesini istedi. Talepte uzlaşma sağlanamadı. New Line gerekli belgeleri sağlayamadığı için 125,000 dolar ceza ödedi. New Line’dan Yüzüklerin Efendisi çekilirken yönetmenle yakınlık kuran Mark Odesy, Jackson’ın menajeri Ken Kamins’i aradı ve The Hobbit filmi için onun hizmetlerine ihtiyaç duymadıklarını ifade etti. Jackson da hayran sitesi theonering.net’te yazdığı bir açıklamayla tepkisini duyurdu. Jackson, The Hobbit onlara bırakmaktan başka çaresi olmadığını söyledi. Jackson’ın iyi bir ilişkide bulunduğu internet cemiyeti, şiddetli bir tepki gösterdi. Hayran sitesi üzerinden yaklaşık 50,000 imza toplandı. Sitenin kurucusu Chris Perotta, New York Times’a verdiği açıklamada hayranların çılgına döndüğünü söyledi. Bazı kişiler Jackson’ın yapmadığı bir The Hobbit filmini boykot etmeye kalktı. Jackson ise bu gösteriden çok etkilendi.

New Line ise hayranları ve serinin oyuncularını memnun edebilecek bir yönetmen aramaya başladı. New Line acele etmeye başladı, çünkü 2009′a kadar bitirilmesi gereken iki filmlik bir anlaşma vardı. Filmi yönetmesi gündeme gelen Sam Raimi, proje için en uygun ismin Peter Jackson olduğunu söyledi. Raimi, ancak Jackson’ın yapımcı olması halinde filmi yöneteceğini de ekledi. 50,000 imza toplandığında Rick Sands “Peter Jackson’ın başarısı onun en ideal tercih olduğunu gösteriyor. Onunla çalışmaktan onur duyarız. 50,000 sinemaseveri mutlu etmek için Bay Jackson’ın sözcüleriyle birkaç görüşme daha yaptık” dedi. 18 Aralık 2007 tarihinde Peter Jackson, The Hobbit ve onun devam filmine yürütücü yapımcılık yapacağını duyurdu. New Line ve MGM filmi finanse etmek için işbirliği yapmayı karalaştırdı. Birbaşka büyük stüdyo da filmin Kuzey Amerika dışındaki bölgelere dağıtımını yapacaktı. Filmin bütçesinin tahminen 150 milyon dolar olacağı söylendi. 2008 yılının Şubat ayında New Line Cinema ve Warner Bros.’un birleşmesi tamamlandıktan sonra, filmlerin gösterimin tarihinin 2011 ve 2012 yıllarının Kasım ayı olacağı açıklandı. Ardından 24 Nisan 2008 tarihinde filmi Guillermo del Toro’nun yöneteceği açıklandı. Ancak Del Toro’nun filmi yöneteceği resmen açıklanmadan önce, romanını yazarı Tolkien’in varisleri New Line’a dava açtı. Daha sonra bu sorun giderildi.

The Hobbit’te rol almak istediğini söyleyen Ian McKellen, bunun için filmin telif haklarının kimde olduğunun belirlenmesi gerektiğini söyledi. Her ne kadar kitapta Saruman karakteri yer almasa da, Christopher Lee filmde yer almak için yapımcılar ile görüştü. Yüzüklerin Efendisi üçlemesinde Gollum’u canlandıran Andy Serkis, Del Toro filmi yönetmesine sevindiğini söyledi. Ayrıca Peter Jackson’ın yapımcı, Fran Walsh ve Philippa Boyens’in senarist olması yüzünden heyecanlandığını da açıkladı. Yönetmenliğe Del Toro’nun getirilmesine sevindiğini söyleyen Viggo Mortensen, filmde yer almak istediğini açıkladı. Sean Astin, Terry Pratchett ile yaptığı bir röportajda The Hobbit filmlerinde yer almak istediğini açıklamıştı. Del Toro’nun Bilbo Baggins karakterini canlandırması için James McAvoy’u düşündüğü yazıldı. Ayrıca rol için Daniel Radcliffe ve Jack Black de düşünüldü. Ayrıca Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin müziklerini besteleyen ve bu bestelerle sayısız ödül alan, dünya çapında da Yüzüklerin Efendisi konserleri veren Howard Shore da The Hobbit’in müziklerini yapacağı duyuruldu.

Yapım öncesi aşaması Del Toro, Jackson, Walsh ve Boyens’in 2008 yılının Ağustos ayında senaryoyu yazması ile başladı. Del Toro, Jackson, Walsh ve Boyens ile video konferans aracılığıyla işbirliği yaptı. Filmin senaryosunu yazan Jackson, Fran Walsh ve Philippa Boyens ile uzun bir toplantı yaptı. Bu toplantıda kitabın filme uyarlanacak bölümleri hakkında konuşuldu ve oyuncu seçimine dair fikirler ortaya kondu. 2008 yılının Kasım ayında Del Toro, Jackson, Walsh ve Boyens, filmin senaryosunun sürekli değiştiğini farketti. Programa sadık kalmak için hergün 12 saat senaryo yazmaya başladılar.  Merakla beklenen filmin resmi fragmanı yayınlandı!

kaynak:sinemalar. com

iPad: Almalım mı

Hüseyin Cem Köylü

2008 yılında netbook piyasası büyük bir patlamayla yükselişe geçtiğinde Apple’ın bu pazardaki tek ürünü olan MacBook Air yüksek fiyatından dolayı ilgi görmüyordu, herkes Apple’ın bir hamle yapmasını beklerken Steve Jobs her zamanki rahat ve kendinden emin tavrıyla “Henüz çok yeni bir pazar, nasıl olacağını bekleyip göreceğiz.” demişti. Uzun bir sessizlikten sonra ise iPad’i piyasaya sürerek Jobs’un “Post-PC” dediği çağı başlattı ve kimse netbook’lardan bahsetmez oldu. Öyle ki şu anda tabletlerin ve ultrabook’ların da yükselişiyle çoğu üretici artık netbook piyasasından çekilme kararı aldı.

Bugünlerde artık herkes bir tablet bilgisayar sahibi olmak istiyor ve Appleinsider.com’un yaptığı araştırma 2011 yılı sonunda toplamda 45 milyon iPad satılmış olacağı tahminiyle bu düşünceyi ispatlar nitelikte. Analist Brain White “Apple 2010 yılında piyasadaki boşluğu iPad ile doldurarak çok akıllıca bir hamle yaptı, yeni bir notebook veya netbook almak konusunda kararsız kalan büyük çoğunluk tercihini iPad’den yana kullandı. Bu sene 3. çeyrekte notebook satışları düşüşe geçerken, iPad’in satışları rekor düzeye ulaştı. Sektördeki büyüme genellikle tek haneli rakamlarla olur, iPad ise 3 haneli büyüme rakamları yakaladı, PC satışları %2 düzeyinde gerilerken, MAC ve iPad satışları %272 artış gösterdi, üstelik bu rakamların içinde iPhone ve iPod touch dâhil değil.” diyerek iPad’in başarını dile getiriyor.

Peki, Steve Jobs’un “Post-PC” dönemini başlatan iPad’ini bu kadar ilgi çekici kılan ne? Hala bir iPad’iniz yoksa bir tane almalı mısınız?

kaynak chip.com tr

Baş Ağrısı

Uzmanlar, doğuştan kalpte delik bulunması halinde genellikle kanda bulunan toksik maddelerin, pıhtılar ve oksijensiz kirli olarak bilinen kanın, akciğerlerden filtre olmadan doğrudan temiz kan sistemine geçebildiğini, kalpteki delik kapatılan bazı hastalarda, migren şiddetinde belirgin bir azalma olduğunu, hatta tamamen iyileşme görülebildiğini belirtiyor.
TOBB ETÜ Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Zülküf Önal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, baş ağrısının nöroloji kliniklerine en sık başvuru nedenlerinden biri olduğu söyledi.
Halk arasında şiddetli baş ağrısı olarak bilinen migrenin orta veya ağır şiddette kişinin yaşam kalitesini düşüren bulantı ile beraber olan, kadınlarda üç kat daha sık görülen baş ağrısı tipi olduğunu belirten Önal, tipik migren ağrısının başın tek tarafında, zonklayıcı karakterde 4-72 saat kadar sürebilen ve beraberinde kusmaya yol açan, ışık ve sesten rahatsızlık duymaya neden olan ve fiziksel aktivite ile artan bir ağrı tipi olduğunu anlattı.
Önal, hastaların yaklaşık üçte birinde “aura” denilen ağrı öncesi garip kokular, gözde ışık çakmaları ve garip hislerle başlayıp ağrı ile devam eden bir sürecin söz konusu olabildiğini ifade etti.

“Migrenli hastalarda kalpte doğuştan delik sıklığı 2 kat fazla”

Migren atağının 4 evresinin bulunduğunu bildiren Önal, her evrenin her zaman ve her hastada görülmesi gerekmediğini; ayrıca her hastada atakların da farklı olabildiğini söyledi.
Önal, ağrı öncesi dönemin, ağrıdan saatler veya günler önce başlayabildiğini ve bunun ilk evre olarak gösterildiğini belirterek, “2. evre aura baş ağrısından hemen önceki, 3. evre ağrı fazı, atak dönemi ve 4. dönem ise ağrı sonrası görülen yakınmalardır” dedi.
Migren ağrısının kalp sağlığı ile ilgili olabileceği yönünde araştırmalar bulunduğunu dile getiren Önal, kalbin dört odacıklı bir organ olduğunu, üstteki iki odacığa kulakçık, alttaki iki odacığa karıncık adı verildiğini kaydetti.
Önal, şöyle dedi:
“Kalpte doğuştan delik (Patent foramen ovale -PFO-) kalp içinde kulakçıklar arasında yer alan, ince, zarımsı, esnek ve kapak benzeri doğuştan itibaren var olan, yatay bir tüneldir. Geçmişte masum fizyolojik bir bulgu olarak bilinen PFO’nun günümüzde migren, iskemik inme başta olmak üzere birçok nörolojik, kardiyolojik hastalıklarla ilişkili olduğu bildirilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar ışığında PFO yakın takibi gereken kardivasküler ve diğer sistemik hastalıklara neden olabilen veya kliniğini kötüleştiren doğumsal bir patoloji olarak kabul edilmektedir.
Migrenli hastalarda kalpte doğuştan delik sıklığı 2 kat fazla görülür. Migrenle PFO arasındaki ilişki, yapılan çalışmalarla da gösterilmiştir. Mekanizması açık değildir. Özellikle auralı migren ile sağdan sola şant arasında sıkı bir ilişki bulunmuştur. Şantın varlığı kirli ve temiz kanın karışmasına neden olmaktadır. Migrenli hastalarda PFO sıklığı yüzde 40-50 arasında değişmektedir. Kadın migrenli hastalarda PFO sıklığı 4,4 kat fazladır. Auralı migreni olan kadın hastalarda daha sık görülmektedir.”

“Kalpteki delik kapatılan hastalarda, migren şiddeti azalıyor”

Kalpte doğuştan delikte genellikle kanda bulunan toksik maddeler, pıhtılar ve oksijensiz kirli olarak bilinen kanın, akciğerlerden filtre olmadan doğrudan temiz kan sistemine geçebildiğine dikkati çeken Önal, “Kirli kandan gelen toksik aktif maddeler beyinde belirli bir konsantrasyona ulaştıktan sonra ise migren ataklarını başlattığı tahmin edilmektedir. Kalpte doğuştan deliği kapatılan bazı hastalarda, migren şiddetinde belirgin bir azalma olduğu görülmüştür. Hatta tamamen iyileşen hastalar bile vardır” diye konuştu.
Kalpte delik olup olmadığına ilişkin tanının “Transkraniyal Doppler Sonografi” ile konulabildiğini belirten Önal’ın verdiği bilgiye göre, Transkraniyal Doppler ile beyin damarları ve akım yönleri rahatlıkla görüntülenebiliyor. Transkraniyal doppler güvenilir, hastaya rahatsızlık vermeyen, iyi tolere edilebilen ve kolay uyum sağlanabilen bir tanı yöntemi olarak gösteriliyor.

Deniz Uğurun Sağlık Durumu

Deniz Uğur’un sağlık durumu nasıl? Ameliyatın yapıldığı hastaneden açıklama geldi

Meme kanserine yakalanan ve dün akşam saatlerinde bir göğsü alınan Deniz Uğur’dan sevindiren haber geldi. Oyuncunun ameliyatını yapan doktorlar dün akşam erteledikleri basın açıklamasını bugün yaptı.

Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi doktorlarının yaptığı açıklamaya göre oyuncunun durumu iyi. Doktorlar, “Deniz Uğur, 19 Aralık 2011 tarihinde sağ memesinde kitle nedeniyle hastanemizde başarılı bir ameliyat geçirdi” derken, “Deniz Uğur?un sağlık durumu iyi olup, normal odada izlenmektedir” şeklinde konuştular.

Twitter’dan da oyuncuya tepkiler geldi. Nedim Saban, “Deniz Uğur kanseri aşacak. O, hem yetenekli, hem dirayetli, hem sevgi dolu bir insan. Allah yanında olsun” dedi. Itır Esen de “Deniz Uğur’a acil şifalar diliyorum… Allah yavrularına bağışlasın.. Hastane köşelerinde yatan bütün hastalarında Allah yardımcısı olsun” şeklinde yazdı.

Adını Feriha Koydum dizisinin oyuncusu Ceyda Ateş de Twitter hesabında, “Canım kuzum Deniz Uğur’u ziyarete geldim o kadar guzel ve sağlıklı ki kimse üzülmesin. Biz çok mutluyuz ve iyiyiz” yazdı.

Göğsünün bir tanesi alınan Deniz Uğur iki saati aşkın süre ameliyatta kaldı. Hastanede sanatçının yanında olan Vahide Gördüm, “Ameliyatın iyi geçtiğini söylediler. Her şey yolunda. Doktorlar Deniz Uğur’un kemoterapi görmesine gerek olmadığını iletti” demişti.

altın tahminleri

altın tahminleri altın tahminleri 2012 altın tahminleri yeni yıl
Citi tarafından hazırlanan raporda, yakın vadede altın için temkinli olduklarını ve 1550 dolar seviyelerinin test edilebileceğini fakat boğa piyasasının güçlü olduğuna inandıkları belirtildi.

Raporda şu ifadelere yer verildi;

“2012, altının 1977´deki kapanışına göre yüzde 50 ralli yaptığı 1978´i anımsatabilir. Böyle bir hareket ile altın 2012´nin ikinci yarısında 2300-2400 dolar civarına gelebilir.

Daha uzun vadede daha yüksek seviyeler bekliyoruz ve gelecek iki yıl için hedefimiz 3400 dolar. Aralık 1979´deki sıçrama ile 1980´de Rusya´nı Afganistan´ı işgali ile altın fiyatlarının ikiye katlandığı 1970-1980 sürecindeki kadar büyük bir hareket olacağı görüşüne henüz katılmıyoruz. Böyle bir dinamik 6000 dolar üzerinde bir hareket anlamına gelir fakat daha temkinli bir duruş benimsiyoruz ve Ocak 1980´de görülen patlama şeklinde benzer bir hareketle tepe oluşmasını beklemiyoruz.”